Bu akşam bizim çocuklarla masamızı kurduk.
Oturduk, içiyoruz.

İlk kadehler kalktı;
herkes alışkanlıkla,
tek ağızdan
“şerefe” dedi.

Ben durdum.
Bir an sustum.
O sessizliğin içinden
kadehimi biraz daha yukarı kaldırdım.

"Bal arıma".

Masada kısa bir duraklama oldu.
Sözler askıda kaldı,
bakışlar bana döndü.

“Bu nereden çıktı?” diye sordular.

Gülümsedim.
Çünkü bazı cümleler
açıklama istemez.

“Bu gece,” dedim,
“alışkanlığa değil,
kalabalığa değil…
ben bal arıma içiyorum.

Çünkü herkes şerefe içer.
Ama insan,
yalnızca gerçekten içinden gelince
birine
şerefini kaldırır.

Şerefine, bal arım.