Bazı yüzler vardır;
bir fotoğraf değil de,
sanki içinin aydınlık tarafını gösterir.
Bakışın öyle…
“Ben buradayım” demiyor sadece;
“korkma, yaklaş” diyor.
Gülüşün,
insanın omzundan günün ağırlığını alan cinsten.
Ne büyük cümleler kuruyor,
ne de susuyor;
tam ortasında duruyor hayatın:
sade,
net,
gerçek.
Saçlarının arasına saklanan
ışık çizgileri var ya…
İşte ben ona
“bal izi” diyorum.
Dokunmadan bile bulaşan,
akılda kalan bir sıcaklık.
Bazen bir insanın varlığı,
bütün günün tonunu değiştirir.
Sen öylesin.
Karanlıkta bile yol gösteren,
ince bir parıltı gibi.
BalArımsın.
Kalabalıkların içinde bile içime konan,
sessizce iyi eden,
gülüşüyle evi hatırlatan…
Ve ben,
ne zaman yorulsam,
bu bakışta dinleniyorum.